erkek lazer epilasyon

Erkeklerde Lazer Epilasyon

Lazer epilasyon istenmeyen tüylerin yok edilmesinde yıllardır kullanılan etkinliği kanıtlanmış konforlu ve pratik bir çözümdür. Daha çok kadınlar tarafından tercih ediliyor gibi görünse de erkeklerde bu işleme oldukça rağbet ediyorlar.
Sonuçta bir çok erkek ense,omuz,boyun,göğüs hatta özel bölgelerin de düzenli olarak traş ya da ağda kullanıyor. Bunlar geçici çözüm olmakla birlikte sonu geçmeyen bir külfete dönüşüyor. Değişen ve dönüşen dünyamız da görüyoruz ki artık erkeklerde kişisel bakımlarına dikkat ediyor. Örneğin erkek sporcular için tüysüz olmak çok önemlidir. Spor müsabakaların da erkek sporcuların tüysüz olduğu dikkatimi çekmişti ve bunu araştırdığımda tek sebebin estetik kaygı olmadığını öğrendim. Kıllar , deri ile hava arasındaki sürtünme kuvvetini arttırıyor ve kılsız olduğunda kuvvet azalacağı için bu durum sporcunun hızını arttırıyor. Aynı şey su sporları için de geçerlidir. Ayrıca yaralanmalar da bölgenin kılsız olması ilk müdahaleyi kolaylaştırıp , enfekte olma riskini düşürmektedir. Nedenlerden biri diğeri de terleme sonucu oluşacak kötü kokuları önlemek. Ben sadece hijyen ve estetik açıdan lazer epilasyonun tercih edildiğini düşünürdüm fakat tek sebep bu değilmiş. Günümüz de müsabakalara katılacak kadar profesyonel olmasa da sağlığı ve dış görünüşüne önem veren bir çok erkek lazer epilasyona tercih ediyor.
Erkeklerde Özel Bölge Lazer Epilasyon ; çok gerekli bir işlem haline gelebilir. Sonuçta bölgenin temizliği ve hijyeni açısından sürekli traş ediliyor ve tahrişlere , yayılmalara neden olabiliyor… Kıl batıkları da cabası. Tüm bunların yanı sıra ilerleyen yaşlarda ve kilo problemi olan kişilerde de özel bölgenin bakımı zorlaşacaktır.

Peki Kuyruk Sokumunda Kıl Dönmesi Problemine Lazer Epilasyon Çare Olur mu?

Kıl dönmesi(Pilonidalsinus) erkekler de kuyruk sokumunda sıkça görülen sevimsiz bir durumdur. Kılın cilt içinde birikerek kistik bir hale gelmesi ile oluşur. Enfekte olup apse ye neden olabilir. Ağrı ve kokulu akıntı olur ve kişinin yaşam kalitesini düşürür. Çözüm cerrahidir. Önlem ise lazer epilasyondur. Müdahale sonrası hekimlerimiz tekrar karşılaşmamak adına lazer epilasyona yönlendirir.
Erkekler de kil kökleri kadınlara göre daha güçlü olduğu için lazer ışınını daha fazla absorbe eder. Fakat bu daha hızlı biteceği anlamına gelmez , tam tersi erkeklik hormonu nedeniyle kadınlara göre seansın sayısı daha fazla olur.

Son Olarak Özel Bölge Lazer Epilasyonu Yumurtalıklara Zarar Verir mi? Kısırlık Yapar mı?

Sorusuna cevap vermek isterim.

Hem kadın hem de erkek genital lazer uygulamasında çokça sorulan bir sorudur. Lazer epilasyon 1997 yalında FDA onayı alarak etkili olmasının yanı sıra çevre dokulara hasar vermediği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Lazer epilasyon sırasında verilen Işın cildin sadece bir kaç milimetre altındaki kıl köküne etki eder. İç organlara ulaşması ve zarar vermesi mümkün değildir.
lazer epilasyon nişantaşı

Lazer Epilasyonda Cihaz Seçimi Nasıl Yapılmalı?

Lazer Epilasyonda Cihaz Seçimi

Lazer cihazlarının bir çok taklidinin olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Malum her başarılı ürün de cihaz da inanılmaz bir hızla taklit ediliyor. İnsan sağlığı söz konusu olduğunda da taklitler zarar verebiliyor. Lazer epilasyon da ise sahte cihazla yapılan uygulamalardan sonra bitmeyen tüyler cilt yanıkları gibi durumları maalesef beraberinde getiriyor.

Peki doğru kararı nasıl vereceğiz? Neye göre seçim yapacağız ?

Dilerseniz önce lazer sistemlerini gözden geçirelim:

Alexandrite Lazer Epilasyon ; 755 nanometro dalga boyuna sahiptir. Spesifik bir cihazdır. Koyu kıl ve açık ten de sonuç verir. İnce tüyler de çoğalma yapar. Koyu ten de ise yanıklar oluşturur.

ND-Yag Lazer Epilasyon; 1064 nanometre dalga boyu ile en derine inen sistemdir. Oldukça ağrılıdır. Erkek sırtı , genital bölge gibi spesifik bölgeler de etkilidir. Ten rengi ayırt etmez.

Diode Lazer Epilasyon ; 810 nanometre dalga boyuna sahiptir. Ten rengi ayırt etmez. Yaz-Kış yapılabilir. Acı seviyesi en düşük cihazdır. Kıllar kademeli olarak ısıtıldığı için acı ve ağrı en düşük seviyede hissedilir. Alexandrite dan daha derine inmesine rağmen teknolojisi sayesinde daha az can yakar. Yanık riski hemen hemen hiç yoktur. Tabi ehli eller de yapılırsa.

IPL Epilasyon ; Bir lazer teknolojisi değildir. Yine de değinmek istedim. Çünkü çoğu zaman Lazer Epilasyon sistemi olarak sunulur. IPL saçılarak yayılır ve çevre dokulara zarar verebilir. Teknolojisi seçici değildir. Yoğunlaştırılmış ışık sistemleridir. Başarı oranları oldukça düşüktür.

Ev Tipi Epilasyon Cihaları ; Online sitelerde oldukça fazla görüyorum ve ne yazık ki verilen ücretin karşılığında vaat edildiği gibi kalıcı bir çözüm sunmuyorlar. Hiç de uzun değiller ve ağdan da farkı olmayan bir sistemdir. Kesinlikle Lazer cihazı değiller ve kalıcı çözüm veremezler.

Gelelim Hangi Sistemin En Doğru Kombinasyon Olduğuna ;

Kombinasyon diyorum çünkü hiç bir lazer cihazı tek başına tüm cilt ve tüy yapılarına çözüm sunamaz. Ben Q Swich Lazer ile Diode+Aref teknolojisini birlikte kullanıyorum. Her ikisinin de cilt yenileme özelliğine bayılıyorum. Q Swich sayesinde en ince tüyleri rengi ayırt etmeksizin taranabiliyoruz ve kesinlikle çoğalma olmamaktadır. Aksine tekrar eden seanslar giderek azalıyor. Diode+Aref Lazer ile yine ten rengi gözetmeksizin vücut bölgesinde orta ve kalın tüyler de Epilasyon imkanı sağlayabiliyoruz. Yine Diode Lazerin , lazer ışını ile birlikte radyofrekans veriyor olması hem kıl kökünü ısıtmakta hem de cilt kalitesini arttırmakta ve bize konforlu bir epilasyon imkanı sağlamaktadır.

Her iki cihazımız da original , FDA onaylı cihazlardır. Bu da çok önemli bir konudur. Ne yazık ki ağda yapılacak tutarlara Lazer hizmeti sunduğunu söyleyen işletmeler ve bu kandırmacadan zarar gören kişiler var. Lütfen dikkatli olun çünkü sağlık her şeyden önemlidir.

Yaz Aylarında da Leke Tedavisi Mümkün

Lekeli cilt benim en çok kafa yorduğum cilt problemlerinden birisi. Doğru adımlar atıldığında ve tedavi sonrasında bilinçli bir süreç geçirildiğinde sonuç almak mümkündür. Hatta sonucu kalıcı hale getirmekte mümkündür. Genelde tedavi olmak , bir kere de kurtulmak ve sonrasında kafa yormamak istiyorsunuz. Aslında geldiğiniz durumu stabilize etmek düşündüğünüz kadar zor değil.

Gelelim lekeli ciltlerin bu dönem de neler yapması gerektiğine..

Yaz aylarının yaklaşması ile birlikte leke problemleri daha da artmaya ve göze batmaya başladı sanki. Bu aralar leke ile ilgili çok fazla talep ve soru alıyorum. Aslında henüz o kadar da dışarılara çıkmadık , tatillere ,hafta sonu gezilerine çıkmadık da. Demek ki yaz sonu çekeceğimiz var. Öncelikle şunu söylemeliyim ki artık yazın da lekeli cilde müdehale ediyoruz. Tabi her işlemi yapamıyoruz. Cildi güneşe karşı hassaslaştırmayacak bazı işlemlerle lekeyi kontrol altına almayı hedefliyoruz. Öncelikli kuralımız her zaman korunmak! Ama doğru korunmak. 30 faktörlük etkinliğini bilmediğiniz bir güneş kremini günde 1 kere kullanarak korunmuş sayılmazsınız. Bu kendinizi kandırmak olur. Güneşin lekeli ciltler da ya da lekeye eğilimli olan ciltler de etkili olan 4 farklı Işın türü vardır. UVA ve UVB bunlardan en çok duyduklarınız. ( Not: Buraya güneşin ışınlarını gösteren şema koyulacak ) Bu sebeple koruyucunuzun tam koruyuculu özellikli olması gerekmektedir. Hele ki o sırada cildiniz de bir müdehale varsa! Bilmediğiniz bir şey daha var ki o da bilgisayar , tv ve spot ışıklardır. Son yıllarda yapılan araştırmalar bize gösteriyor ki hayatımız da bulunan bu ışıkların da cilt lekelerinin oluşmasına ve var olan lekelerin derinleşmesine sebep olmaktadır. Ve artık güneş koruyucular da bu etkenler gözetilerek üretilmeye başlandı. Bize düşen de doğru ürünü tespit edip günlük hayatımızın bir parçası haline getirmek. Ben çoğu danışmanıma nemlendirici yerine güneş koruyucu öneriyorum. Çoğu koruyucunun nemlendirme , cilt tonu eşitleme ve koruma özelliği var. Bu sebeple de üst üste başka ürünleri kullanmaya da gerek kalmamaktadır. Hatta makyaja gerek olmayan cilt felsefesi ile yola çıktığımız bir çok danışanımızla bu kremlere geçtik ve fondötenleri bıraktık.

Bir diğer korunmaya yöntemi olarak özellikle hafta sonu gezilerinizde ve tatilleriniz de ne kadar iyi bir teknoloji ile üretilmiş olursa olsun koruyucuların yetmeyeceğini üzülerek söylemek zorundayım. Bu noktada şapka , özellikle göz çevresi morluğu olan kişiler de geniş çerçevesi olan bir güneş gözlüğü , şemsiye gibi gölge yaratacak faktörleri hayatınıza katmanız gerekecek. Koruma konusuna yeterince değindiysek geçelim ikinci adıma..

Müjde! Çok sık tatil yapmıyorsanız ve tatil tarihleriniz belirliyse lekeleriniz için çalışmaya devam edebiliriz. Örneğin, Diamond Shine Terapi tam bir leke düşmanıdır. Bu protokolü lekeli ciltlerde uyguluyorsak , kullandığımız temizleyiciden sürdüğümüz maskeye , enjekte edeceğimiz vitaminden kullandığımız lazerin yönetimine kadar bütün aşamalarda lekeli cilde özel çalışıyoruz. Zaten Diamond Shine nın en büyük özelliğinden birisi ciltte renk dengesi sağlamak. Leke oluşumunu engellemek , lekeye neden olan melanin pigmentini baskılamaktır. Bu neden önemli biliyor musunuz? Güneşin daha etkili olduğu yaz aylarında melanin pigmenti aktifleşir ve lekeleriniz daha görünür olmaya başlar ya da var olanlara daha görünür hale gelir. Yazın bu şekilde kontrol altına aldığımız lekeli cildin , kışın Işıl Işıl yapmak daha kolay olur.

Bir diğer yöntem de cildin kendi bariyerini güçlendirmektir. Bana sorarsanız güneş koruyucu kullanmak kadar önemli. Yıllar içerisinde dış etkenlere maruz bırakılarak DNA yapısı bozulmuş , gücünü ve dayanıklılığını yitirmiş cildi yeniden güçlendirmek ve yapılandırmak aslında yapılması gereken ilk iştir. Bu genelde de gözden kaçırılıyor. Bunun için de yapılacak en doğru işlemlerden bir tanesi deri altı dokularının ihtiyacı olan vitamin , mineral ve peptitlerle beslemektir.

Tüm bunların dışında daha agresif yöntemler için elbette ki kış aylarını bekliyoruz. Fakat yaz ayların da cildim için ne yapabilirim diyenler için bu bilgiler de burada dursun. Yazın leke tedavi olmaz diyip , ne de olsa kışın tedavi olacağım diye bol bol güneşlenip cildinize zarar vermeyin. Gelin yaz aylarında da cildinizi yeniden yapılandıralım. Sağlıklı günler dilerim 🙂

psikolojik yaşlanma

Cildin Düşmanı , Psikolojik Yaşlanma..

Kronolojik olarak cildimiz de dahil saçımız , tırnağımız , iç organlarımız yani tüm bedenimiz yaşlanır. Yaşlanmak doğal bir süreçtir ve bizler yaşlanma karşıtı adı altına size sunduğumuz her türlü medikal çözümü aslında bu doğal , kronolojik yaşlanmaya karşı sunuyoruz.

Cildin yaşlanmasının %40 yapısal %60 dış etkenlerden kaynaklandığını öğrendiğim günden beri , mesleğimi daha çok sevip kendimi bu konuda daha çok geliştirmenin peşine düştüm. Benim gibi bunun bilincinde olan , sizlere danışmanlık ve hizmet veren her uzman gibi asıl engel olmak istediğimiz şeyi tam olarak cildi dış etkenlerden oluşan , yaşlanmaya karşı korumak olduğunu söylemek isterim. En büyük dış etkenlerden biri olan güneş ve neden olduğu foto-yaşlanmayı diğer yazılarım da detaylıca anlattım. Ama bir dış etken daha var ki , özellikle yapısı gereği biz kadınların daha hassas ve daha detaycı olmamızdan kaynaklı ki bu da psikolojik yaşlanmadır. Biliyorum ki pek çoğumuz bunu hesaba katmıyoruz.

İyi beslenerek , spor yaparak kronolojik yaşlanmayı azaltabiliriz. Bir çok fiziksel önlem alarak cildimizi foto-yaşlanmaya karşı koruyabiliriz. Peki psikolojik yaşlanmaya karşı vücudumuzu nasıl koruyacağız ?

Tabi ki karşılaştığımız bir çok zorluğu , sıkıntıyı kendimizden uzaklaştırmak , onlarla baş etmek o kadar da kolay olmuyor. Şehirli kadının sırtındaki yük giderek artıyor. İş hayatı yükünün stresi , para kazanma stresi , aile olma stresi , çocuk anne eş baba olma stresi ya da yalnız olma stresi , her daim güçlü görünmek için verdiğimiz mücadele… yeter mi ? Hayır yetmez.!
Her daim bakımlı ve hoş da gözükmez istiyoruz. İyi anne olmak istiyoruz , İyi bir eş olmak istiyoruz , Başarılı bir iş kadını olmak istiyoruz , İyi bir evlat olmak istiyoruz. Tüm bunları yapmaya çalışırken bazen tökezleyebiliyoruz , bazen yetişemiyoruz , bazen başaramıyoruz , bazense hepsi birden olmak istemiyoruz.

Bu bizi eksik , yetersiz ya da işe yaramaz mı yapar ? Bence Hayır.

İşim dolayısıyla o kadar çok kadın tanıdım ve o kadar çok hayata dokundum ki size anlatamam… Ve şuna karar verdim ; en kolay tabiri ile biz kadınların gülünü solduran yegane şey psikolojik olarak bizi yıpratan olaylar. Boşanma , aldatılma , kandırılma , küçük görülmek , aşağılanmak , bir yakınını kaybetmek , çocuğu ile ilgili bir problem yaşamak , sahip olduklarını kaybetmek , işini maddiyatını maneviyatını saygınlığını kaybetmek… bir erkeği değil belki ama bir kadını yaşlandıran şeylerdir. Genç olduğuna asla inanamadığım kadar yaşlı görünen yüzler tanıdım. Ve biz kadınların ışığının ve güzelliğinin en başta mutlu olmaktan ya da mutsuz olmamaktan geçtiğini öğrendim. Yaşadıklarınızı değiştirebilir misiniz ya da nasıl engel olabilirsiniz bilmiyorum. Ama bu yaşadıklarınızın siz de yarattığı fiziksel deformasyonları gidermek adına her zaman sizlere ayrı ayrı kişisel çözümler sunabileceğime emin olabilirsiniz. Üzgün ve yorgun görünen bir yüz için yapılabilecek çok şey var. Botokslar , Dolgular , Ameliyatsız Yüz Gençleştirme , Ulthera , Scarlet S , Diamond Shine Terapi gibi bir çok çözüm ile yüzünüz de kaybettiğiniz o diriliği ve gençliği size tekrardan geri verebiliriz. Kendimizi beğenmek bir kadın olarak bizlerin en temel psikolojik ihtiyacıdır. Aynaya baktığımız da kendimizi güzel bulmak , kişisel bir motivasyon ve öz güven sağlar. Birilerine benzemek odunda değiliz. Önemli olan kendinin en iyi versiyonu olmaktır. Ve bunları sizlere sağlayabilmek için her zaman yanınızdayım.

jawline dolgu

JAWLINE ÇENE DOLGUSU NEDEN MEŞHUR OLDU?

JAWLİNE ÇENE DOLGUSU NEDEN MEŞHUR OLDU?

Ne oldu da birden bire çene dolgusu bu kadar önem kazandı? Neden belirgin bir çene hattı genç ve güzel görünmenin olmazsa olmazı oldu?
Uzun yıllardır dolgu maddesini yüzün çeşitli bölgelerinde önerdik. Çoğu zaman aracımız yüze kaybettiği ya da hiç sahip olmadığı enerjiyi ve diriliği vermekte. Tabi bu uğur da yapılan hatalar yüzünü onlarca arı sokmuşcasına gezen kadınları sokaklarda AVM lerde bolca görmemize neden oldu. Çünkü zannedildi ki yüzü daha enerjik ve diri göstermek , yuvarlak ve dolgun yanaklardan geçer ve Yuvarlak yüz ideal yüzdür. Halbuki ideal yüz şekli diye bir şey yoktur. Mesleki eğitimimi aldığım ilk yıllarda yüz şekillerini öğrenirken ikiye ayırırdık. Maskulen ( erkeksi )ve feminen (kadınsı ). İsimlendirilen bir çok yüz şekli vardı. Ama ana ayrım maskülen ve feminendi. Küçük bir yüzüm olmasına rağmen çene hattım belirgin ve küçük bir köşesi olduğu için sınıfça maskülen kabul edilmişti.

Jawline Dolgusu
Jawline Dolgusu

Öğreticilerimizle birlikte bu yüzü feminen hale nasıl getiririzi tartışmıştık. Fakat ben daha o yıllarda bile buna katılmamıştım ve belirgin kemik hatlarının dolgun yanaklardan daha avantajlı olduğunu düşünürdüm.

Haklı çıkmak bir yana dursun kendi adıma hep kemikleri belirgin yüz hatlarını beğendim ve altında yatan psikolojik nedenleri merak ettim. Muhtemelen şu an ki genel beğeninin de beğeninin nedenleri de benim nedenlerimle aynı olmasıydı.

GÜÇLÜ VE ASİL…

Jawline Dolgusu
Jawline Dolgusu

Genç yaşlarda yanaklardaki yağ yastıkçıkları daha dolgun olur. Hani o iki parmağımızla makas aldığımız bölgedir orası. Bir de yapısal olarak dolgun ve yuvarlaksa bu durum ağırlık sebebiyle , yaş ilerledikçe dokunun sarkmasına neden olup sevimsiz bir hal alır. Sarkan dokuyu yine elmacıklara bol bol dolgu yaparak toparlamaya çalışmak , o az önce bahsettiğimiz ve beğenmediğimiz şiş suratların ortaya çıkmasına neden olur. Artık hekimlerimizin kemik hatlarını belirginleştirmesi , dolgu ile gençleştirme mantığını Türkiye dahil tüm Dünya da doğru bir mantığa oturttu. Yüzün üst kısmı için gösterilen özen artık alt yüz içinde gösteriliyor. Jawline dolgu , çene ucu dolgusu ve eğer yeterli değilse elmacık dolgusu ile silüetiniz belirgin ve diri görülecek. Çevreniz dolgu yaptırdığınız için size ; size kilo mu aldınız demeyecek , tam tersi zayıfladın mı ? diye soracaktır. Çünkü doğru yapılan Jawline ve benzeri dolgular yüzünüzün daha ince ve hatlı görünmesini sağlar. Daha enerjik daha diri bir yüz hattına sahip olursunuz.

Peki başka artıları nelerdir? Örneğin ; çene kemiğinin geri de olması sizi daha gıdılı gösterir. Burnunuz olduğundan daha iri algılanır. Bu bölgeye yapılan dolgu hem gıda görüntüsünü ortadan kaldıracak hem de burun-çene daha orantılı görünerek yüzünüze genel bir denge ve güzellik getirecektir. Güçlü bir çene kontörü genç , canlı ve çekici bir görüntüye sebep olacaktır.

Gelelim Erkek Danışanlarımıza…

Çene hattı belirginliği tartışmasız en çok kabul gören ve en hoş görünen erkek danışanlarımızdır. Özellikle burun büyüklüğünden şikayetçi beylerin , eğer çene hattı güçlü değilse önce bu bölgelerine müdehale edip daha sonra hala burunlarının görüntüsü rahatsız ediyorsa , o zaman bu evrede buruna müdehale etmeyi düşünmek gerekir. Erkekler Jawline dolgu sonrası daha maskülen daha şık bir görüntüye sahip olacakları için , şu sıralar bu işlemi oldukça fazla tercih ediyorlar.

Biz kadınlara dönecek olursak; çene hattı belirginliğimizi kaybettiğimiz zamanlar da oluyor. Bu da yüzün sarkması ile birlikte baş gösteriyor. Yüzdeki sarkma çok ileri boyutta değilse ameliyatsız medikal yöntemlerle toparlamak ilk tercih olmalıdır. Bu zaten çene hattınızın yeniden belirginleşmesine neden olur. Yine de biraz daha güçlendirilmek isteniyorsa , bu evre de dolgu ile desteklenebilir.
Hollywood Yanağı olarak da adı geçen görüntüye kavuşmanın tek yöntemi , elbette belirgin elmacık ve çene hattı değildir. Yanaklardaki yağ yastıklarının iri olması , bu hattı oluşturmamız da bize engel olabilir. Bunu ise iki yöntem ile küçültebiliriz ; biri , medikal çözümlerdir. Bunlar yağ miktarını azaltan enjeksiyonlar ve radyo frekansı olarak karşımıza çıkar. Bir diğeri de cerrahi yöntemdir. Ağız içinden küçük bir kesi ile bildiğiniz yastığa benzeyen bitchat fatpad diye bilinen bölgenin , bu küçük keseden çıkartılarak bölgenin çökük bir görüntüye sahip olmasına ve daha ince ve zarif görünmesini sağlayan cerrahi bir müdahaledir. Buna da bişektomi adı verilir.

Gelelim güçlü ve asil meselesine…Artık biz kadınlar kırılan , üzülen , hassas , duygusal gibi kavramlarla değil saçımızdan tırnağımıza , yüzümüzden , gülüşümüzden , duruşumuza daha güçlü ve asil görünmenin peşindeyiz. Belki de estetik ve güzellik algısını değiştiren de bizim bu hayatta artık daha emin adımlara ilerleyişimizin doğal bir sonucudur.

BAKIŞ TASARIMI


BAKIŞ TASARIMI / GÖZ ÇEVRESİ BAKIMI

Bir estetik koçu olarak danışanım karşıma geçip ; ‘ Benim için sizce ne gerekli ? ‘ diye sorduğunda iki noktaya bakıyorum: Birincisi ; üst yüz yani alın , göz kapağı kaş , göz üstü ve göz altı bölgeleri. Yani bakışlarınızı etkileyecek , sizi yorgun , üzgün ve silik gösterebilecek her şey. İkincisi ; alt yüz. Yani yanaklar , dudaklar boyun , gıdı , orta yüz kemik yapısı , cilt yapısı vs.
Ne kadar diri bir cildiniz olursa olsun , üst yüzünüzde bir problem var ise bu sizi rahatsız eder. Peki Daha diri ve daha öz güvenli bakışlara kavuşmak için neler yapılabilir? ;

Botox : Yok öyle hemen korkmayın. Botoks sizi bir başkasına çevirmez. Donuk bakışlı , gereksiz ve aşırı estetik yapılmış yüzler sizi korkutmasın. Botox , bence şehirli kadının vazgeçilmezidir. Sabah uyandığınız da dingin ve sağlıklı bir ifade ile uyanırsınız. Ne mi yapıyor Botox ? Alın bölgenizdeki kırışıklıkları tedavi ediyor. Alnınızı daha gergin ve parlak gösterirken göz kenarlarınızı açıyor ve oluşmuş kırışıkları iyileştirirken , oluşabilecekleri de engelliyor. Daha gergin , daha aydınlık bir göz çevreniz oluyor. Unutmayın ki doğru yapılan Botox bakışlarınızı durgunlaştırmaz aksine güzelleştirir.Özellikle düşük kaşlarda yükseltebilmek adına çok fazla tercih ederiz.

Göz Altın Işık Dolgusu : Bilinenin aksine Göz Altı Işık Dolgusu kırışıklıklara iyi gelmez. Çünkü işlem deriye yapılmaz. Çok daha derin dokulara bırakılır. Amaç ise göz altlarındaki çöküntü olan bölgeyi doldurmak ve bu çöküntünün neden olduğu yorgun ve mor görüntüyü gidermektir. Işık dolgularının içeriği Hyoluronik asittir ve herhangi bir zararı olamamakla birlikte aksine faydalıdır.Çapraz bağlı olmadığı için klasik dolgular gibi şişirme efekti vermez. Sizi yorgun gösteren göz altı çöküntünüz için alternatifi olmayan pratik ve zararsız bir yöntemdir.

Mezoterapi : Göz kenarı kırışıklarını Botox ile açabiliyor iken , göz altı kırışıklıklarını ancak mezoterapi ile tedavi edebiliyoruz. Seans sayısını ihtiyaca göre belirlemekle birlikte , en az 3 seans öneriyorum. Sadece kırışıklık açmakla kalmıyor , cilt kalitesini arttırıyor ve elastikiyet kazandırıyor.

Microblading – Kaş Laminasyonu : Bakışlarınızı etkileyen en önemli detaylardan bazıları kaşlarımız , düşük seyrek şekilsiz olmaları bakışları olumsuz yönde etkiler. Anlamsızlaştırır. Doğru yapılmış bir kaş dizaynı bakışlarınıza çok şey katar. Altın oran kullanılarak kendi kıl renginizde yapılan Microblading işlemi hem doğal hem de belirgin bir görüntü elde etmemizi ve göz güzelliğini vurgulamamızı sağlar. Kaş Laminasyonu ile kaş miktarı ve yoğunluğu yeterli fakat yönleri aşağı doğru olan kaşlarda sabitleme yaparak taranmış bir görüntü elde edebiliriz.

İpek Kirpik : İş hayatında olan kadının vazgeçilmezidir. Makyaj yapmak bir süre sonra yorucu ve keyifsiz olabiliyor ve daha kalıcı işlemler ile makyaj yapmadan sosyal hayat karışmak istiyoruz. Doğru yapılmış kirpik işlemi sizi bu konforu sağlar , kendi kirpiklerini dökmez ve düzenli bakım ile de size daima canlı ve bakımlı bir görüntü verir.

Göz Çevresi Bakım Kremleri : En önemli noktalardan biri de nemlendirici kullanımıdır. Aslında nemlendiricilerin görevi cildi dış etkenlere karşı koruyup sahip olduğu nemi yitirmesini engellemektir. Göz çevresi güzelliğiniz için mutlaka cilt yapınıza uygun bir nemlendirici öneriyorum.

Göz Kapağı Düşüklüğü : Bazen yapısal yani genetik faktörler bazen de ilerleyen yaş ile birlikte göz kapağı düşüklüğü gözleri ve bakışları baygın , yorgun ve uykulu gösterebilir. Bilinenin aksine Botox göz kapağı düşüklüğüne çare değildir. Hatta göz kapağı fazlalığı olan kişiler Botox yaptırdıktan sonra daha yorgun bakışlara sahip olabilirler ve memnuniyetsizlik yaşarlar. Alın bölgesinin serbestlenmesi ile birlikte göz kapakları kendilerini daha belirgin olarak gösterirler. Mantıklı olan fazlalığı cerrahi olarak basit bir estetik operasyonla aldırmaktır.Plazma teknolojisi ile göz kapağı fazlalığı tedavi etmeye çalışılıyor. Fakat ben çekilen acının ve uzun iyileşme sürecinin , alınan sonuca değmediğini düşünüyorum. Göz kapağı operasyonu geçirmiş biri olarak hızlı iyileşme süreci ve kalıcı sonuç vermesi , beni göz kapağı estetiğinde cerrahi müdahaleden yana olmamı sağladı.

Bakışlarınızı daha diri daha çarpıcı daha etkileyici hale getirecek bir çok yöntemi anlattım. Fakat sizin bunlardan hangisine ihtiyacınız olup olmadığını belirlemek için sizinle yapacağımız ön görüşme sonrası birlikte karar veriyoruz. Gelin size en uygun kişisel bakış tasarımınızı beraber planlayalım.