BAKIŞ TASARIMI

 

BAKIŞ TASARIMI / GÖZ ÇEVRESİ BAKIMI

Bir estetik koçu olarak danışanım karşıma geçip ”Benim için sizce ne gerekli ? ‘’ diye sorduğunda iki noktaya bakarım: Birincisi ; üst yüz yani; alın, göz kapağı, kaş, göz üstü ve göz altı bölgeleri. Yani bakışlarınızı etkileyecek, sizi yorgun, üzgün ve silik gösterebilecek her şey. İkincisi ise alt yüzdür. Yani yanaklar, dudaklar, boyun, gıdı, orta yüz kemik yapısı, cilt yapısı vs.
Ne kadar diri bir cildiniz olursa olsun, üst yüzünüzde bir problem var ise bu sizi rahatsız eder. Peki daha canlı ve daha özgüvenli bakışlara kavuşmak için neler yapılabilir?
Haydi başlayalım;

Botox : Botoks diyince karşılaştığımız bazı kalıp yargılar ve önyargılar var. Dilerseniz bunlarla başlayalım. Öncelikle  Botoks sizi bir başkasına çevirmez. Donuk bakışlı, gereksiz ve aşırı estetik yapılmış yüzler sizi korkutmasın. Botoks, bence şehirli kadının vazgeçilmezidir. Sabah uyandığınızda dingin ve sağlıklı bir ifade ile uyanırsınız. Peki botoksun işlevleri neler? İlk olarak botoks, alın bölgenizdeki kırışıklıkları tedavi eder. Alnınızı daha gergin ve parlak gösterirken göz kenarlarınızı açar ve oluşmuş kırışıkları iyileştirirken, oluşabilecek kırışıklıkları da  engeller. Daha gergin, daha aydınlık bir göz çevresine sahip olmanıza yardımcı olur. Unutmayın ki doğru yapılan botoks işlemi bakışlarınızı durgunlaştırmaz aksine güzelleştirir. Özellikle düşük kaş yapısına sahip kişilerde, kaşları yükseltebilmek adına  botoksu oldukça fazla tercih ederiz.

Göz Altın Işık Dolgusu : Bilinenin aksine Göz Altı Işık Dolgusu  kırışıklıklara iyi gelmez. Çünkü işlem deriye yapılmaz. Çok daha derin dokulara uygulanır.  Amaç ise göz altlarında çöküntü olan bölgeyi doldurmak ve bu çöküntünün neden olduğu yorgun ve mor görüntüyü gidermektir.  Işık dolgularının içeriği Hyaluronik asittir ve herhangi bir zararı olmamakla birlikte aksine faydalıdır. Çapraz bağlı olmadığı için klasik dolgular gibi şişirme efekti vermez. Sizi yorgun gösteren gözaltı çöküntünüz için alternatifi olmayan pratik ve zararsız bir yöntemdir.

Mezoterapi : Göz kenarı kırışıklarını Botoks ile açabiliyor iken, göz altı kırışıklıklarını ancak mezoterapi ile tedavi edebiliriz. Seans sayısını ihtiyaca göre belirlemekle birlikte  en az 3 seans öneriyorum. Sadece kırışıklık açmakla kalmaz cilt kalitesini arttırır ve cilde elastikiyet kazandırır.

Microblading : Bakışlarımızı etkileyen en önemli detaylardan biri olan kaşlarımızın düşük, seyrek ve şekilsiz olması bakışlarımızı olumsuz yönde etkiler; örneğin bakışlarımızı anlamsızlaştırır. Doğru yapılmış bir kaş dizaynı bakışlarımıza çok şey katar. Altın oran kullanılarak kendi kıl rengimizde yapılan Microblading işlemi hem doğal hem de belirgin bir görüntü elde etmemizi ve göz güzelliğini vurgulamamızı sağlar. Kaş Laminasyonu ile kaş miktarı ve yoğunluğu yeterli fakat yönleri aşağı doğru olan kaşlarda sabitleme yaparak taranmış bir görüntü elde edebiliriz.

İpek Kirpik : İş hayatında olan kadının vazgeçilmezidir. Makyaj yapmak bir süre sonra yorucu ve keyifsiz bir hal alabiliyor ve daha kalıcı işlemler ile makyaj yapmadan sosyal hayata karışmak istiyoruz. Doğru yapılmış kirpik işlemi bize bu konforu sağlar, kendi kirpiklerini dökmez ve düzenli bakım ile de bize daima canlı ve bakımlı bir görüntü verir.

Göz Çevresi Bakım Kremleri : En önemli noktalardan biri de nemlendirici kullanımıdır. Aslında nemlendiricilerin görevi cildi dış etkenlere karşı koruyup sahip olduğu nemi yitirmesini engellemektir. Göz çevresi bakımı için mutlaka cilt yapımıza uygun bir nemlendirici kullanmalıyız.

Göz Kapağı Düşüklüğü : Bazen yapısal yani genetik faktörler bazen de ilerleyen yaş ile birlikte göz kapağı düşüklüğü gözleri ve bakışları baygın, yorgun ve uykulu gösterebilir. Bilinenin aksine Botoks göz kapağı düşüklüğüne çare değildir. Hatta göz kapağı fazlalığı olan kişiler Botoks yaptırdıktan sonra daha yorgun bakışlara sahip olabilirler ve sonuç olarak memnuniyetsizlik yaşarlar. Alın bölgesinin serbestlenmesi ile birlikte göz kapakları kendilerini daha belirgin olarak gösterirler. Mantıklı olan ise göz kağaındaki fazlalığı cerrahi olarak basit bir estetik operasyonla aldırmaktır. Plazma teknolojisi ile göz kapağı fazlalığı tedavi etmeye çalışılabiliyor fakat ben çekilen acının ve uzun iyileşme sürecinin alınan sonuca değmediğini düşünüyorum. Göz kapağı operasyonu geçirmiş biri olarak söyleyebilirim ki; hızlı iyileşme süreci ve kalıcı sonuç vermesi benim göz kapağı estetiğinde cerrahi müdahaleden yana olmamı sağladı.

Bakışlarınızı daha canlı, daha çarpıcı daha etkileyici hale getirecek birçok yöntemi anlattım fakat sizin bunlardan hangisine ihtiyacınız olduğuna ya da ihtiyacınızın olmadığına belirlemek için sizinle yapacağımız ön görüşme sonrası birlikte karar veriyoruz. Gelin size en uygun kişisel bakış tasarımınızı beraber planlayalım.

PIRIL PIRIL LEKESİZ BİR CİLT MÜMKÜN MÜ?

Leke ile baş etmenin ne kadar zor olduğunun, bir çoğunuzun bu uğurda zamanını parasını harcayıp istediği sonucu alamadığının, sıkıldığınızın, leke tedavilerine olan inancınızı yitirdiğinizin farkındayız. Bir dönem ben de dahil olmak üzere bu konuda çözüm sunan birçok uzman leke problemine tek yönlü çözümlerle yaklaştı ve bazı detayları gözden kaçırdı. Peki doğru çözüm nedir? Leke bakımları mı, kremler mi, lazer cihazları mı yoksa iğneli işlemler mi kurtaracak bizi lekelerden? Yıllardır tecrübe edindiğim bir şey var ki, leke her ciltte nasıl ki aynı sebeplerden ortaya çıkmadıysa, aynı derinlikte ve özellikte de olmaz ve her lekeye aynı yaklaşımla çözüm sunulmaz.  Size sunabileceğimiz bir mucize ya da bir sihirli değneğimiz yok fakat yıllardır biriktirdiğimiz çok kıymetli tecrübelerimiz var ve bunları sizlerle paylaşarak, sizi cildinizle ilgili bilinçlendirerek, doğru işlemleri beraberce uygulayıp sabrederek bir mucizeye tanık olmanızı sağlayabiliriz.

Öncelikle şunu bilmeliyiz ki; lekeniz yıllar içerisinde oluşur. Bir anda ortaya çıkmış gibi görünse de aslında çoğu zaman yıllar boyunca yaptığımız yanlışların bir sonucu olarak kendini gösterir. Yani aslında cildimize nasıl davrandığımızın bir sonucu olarak ortaya çıkar. Bunu çok kısa sürede çözebileceğimizi iddia etmek pek de gerçekçi olmayacaktır. Sizlere sunabileceğimiz her türlü topikal ürün, krem, lazer sistemi, özel maske, deri altı ajanı 15 yıllık tecrübemin ve yıllardır birlikte çalıştığım değerli hekimlerimizin de katkılarıyla özenle seçildi. Önceliğim elbette zarar vermemek, kaş yapayım derken göz çıkarmamak. Leke tedavisi gördükten sonra daha çok lekelendiğini ifade eden  birçok vakayla karşılaşıyoruz. Yanlış yaklaşımlarda bulunulmuş olabilir bunu bilemem ama bana asıl yanlış danışanı yeterince bilinçlendirmemiş olmak gibi gelir. Danışan her türlü hafif ya da agresif işlemden sonra evde, işte, sokakta, tatilde ne yapması gerektiğini bilmezse sonuç hüsran olur.

Peki leke tedavisi için bize geldiğinizde biz ne yapıyoruz? Öncelikle uzun bir konsultasyon yapıyoruz, hikayenizi dinliyoruz. Hikayedeki yanlışları doğruları konuşuyoruz. Daha sonra nasıl bir yol izleyeceğimizi belirliyoruz ve kişiye özel bir protokol çıkarmış oluyoruz. İlk aşamada sizi sık sık davet ediyorken sonraları seans aralarını biraz daha açıyoruz. İlerleyen zamanlarda lekelerinizin görünürlüğünü azaltıp sizi rahatsız etmeyen bir düzeye ulaştığında da devam seansları ile lekeyi baskılamaya ve geri gelmesini engellemeye gayret ediyoruz. Bu devam seansları yılda bir kez kış başlarken danışanı davet ederek, belirli bir sürede yapıldığı için ve ayrıca her tür leke bakımı cildi aynı zamanda güçlendirdiği, parlaklığını elastikiyetini artırdığı için danışanlarımız koşa koşa geliyor hem de dostluğumuz pekişiyor.

Bekleriz Efendim.

bakış tasarımı

NEDEN LEKELENİYORUZ, NEYİ YANLIŞ YAPIYORUZ?

Biz kadınların son zamanlarda neredeyse en sık karşılaştığı problemi cilt lekeleri… Giderek sayısı artmakla birlikte  her yaştan insandan şikayet almaya başlayınca dedim ki sadece nasıl lekeleri azaltırız sorusunun cevabını değil, cilt lekelerinin sebeplerini ve o sebepleri tetikleyen dış etkenleri, belki de yanlış davranışları belirlemek, problemin kaynağına inerek önce problemi engellemek, eğer önlenememişse varolan problemi tedavi yoluna gitmek daha doğru bir yaklaşım olacak. Çünkü cildiyle problemi olan kişinin bilinçlenmesi, cildine doğru davranması bizim işimizi kolaylaştırır ve sonuca daha hızlı ulaşılır. Ayrıca alınan sonucun stabil kalabilmesi yani problemin giderek içinden çıkılamaz bir hal almasının önlenmesi açısından da bu yaklaşım oldukça önemlidir.