erkek lazer epilasyon

Erkeklerde Lazer Epilasyon

Lazer epilasyon istenmeyen tüylerin yok edilmesinde yıllardır kullanılan etkinliği kanıtlanmış konforlu ve pratik bir çözümdür. Daha çok kadınlar tarafından tercih ediliyor gibi görünse de erkeklerde bu işleme oldukça rağbet ediyorlar.
Sonuçta bir çok erkek ense,omuz,boyun,göğüs hatta özel bölgelerin de düzenli olarak traş ya da ağda kullanıyor. Bunlar geçici çözüm olmakla birlikte sonu geçmeyen bir külfete dönüşüyor. Değişen ve dönüşen dünyamız da görüyoruz ki artık erkeklerde kişisel bakımlarına dikkat ediyor. Örneğin erkek sporcular için tüysüz olmak çok önemlidir. Spor müsabakaların da erkek sporcuların tüysüz olduğu dikkatimi çekmişti ve bunu araştırdığımda tek sebebin estetik kaygı olmadığını öğrendim. Kıllar , deri ile hava arasındaki sürtünme kuvvetini arttırıyor ve kılsız olduğunda kuvvet azalacağı için bu durum sporcunun hızını arttırıyor. Aynı şey su sporları için de geçerlidir. Ayrıca yaralanmalar da bölgenin kılsız olması ilk müdahaleyi kolaylaştırıp , enfekte olma riskini düşürmektedir. Nedenlerden biri diğeri de terleme sonucu oluşacak kötü kokuları önlemek. Ben sadece hijyen ve estetik açıdan lazer epilasyonun tercih edildiğini düşünürdüm fakat tek sebep bu değilmiş. Günümüz de müsabakalara katılacak kadar profesyonel olmasa da sağlığı ve dış görünüşüne önem veren bir çok erkek lazer epilasyona tercih ediyor.
Erkeklerde Özel Bölge Lazer Epilasyon ; çok gerekli bir işlem haline gelebilir. Sonuçta bölgenin temizliği ve hijyeni açısından sürekli traş ediliyor ve tahrişlere , yayılmalara neden olabiliyor… Kıl batıkları da cabası. Tüm bunların yanı sıra ilerleyen yaşlarda ve kilo problemi olan kişilerde de özel bölgenin bakımı zorlaşacaktır.

Peki Kuyruk Sokumunda Kıl Dönmesi Problemine Lazer Epilasyon Çare Olur mu?

Kıl dönmesi(Pilonidalsinus) erkekler de kuyruk sokumunda sıkça görülen sevimsiz bir durumdur. Kılın cilt içinde birikerek kistik bir hale gelmesi ile oluşur. Enfekte olup apse ye neden olabilir. Ağrı ve kokulu akıntı olur ve kişinin yaşam kalitesini düşürür. Çözüm cerrahidir. Önlem ise lazer epilasyondur. Müdahale sonrası hekimlerimiz tekrar karşılaşmamak adına lazer epilasyona yönlendirir.
Erkekler de kil kökleri kadınlara göre daha güçlü olduğu için lazer ışınını daha fazla absorbe eder. Fakat bu daha hızlı biteceği anlamına gelmez , tam tersi erkeklik hormonu nedeniyle kadınlara göre seansın sayısı daha fazla olur.

Son Olarak Özel Bölge Lazer Epilasyonu Yumurtalıklara Zarar Verir mi? Kısırlık Yapar mı?

Sorusuna cevap vermek isterim.

Hem kadın hem de erkek genital lazer uygulamasında çokça sorulan bir sorudur. Lazer epilasyon 1997 yalında FDA onayı alarak etkili olmasının yanı sıra çevre dokulara hasar vermediği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Lazer epilasyon sırasında verilen Işın cildin sadece bir kaç milimetre altındaki kıl köküne etki eder. İç organlara ulaşması ve zarar vermesi mümkün değildir.
lazer epilasyon nişantaşı

Lazer Epilasyonda Cihaz Seçimi Nasıl Yapılmalı?

Lazer Epilasyonda Cihaz Seçimi

Lazer cihazlarının bir çok taklidinin olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Malum her başarılı ürün de cihaz da inanılmaz bir hızla taklit ediliyor. İnsan sağlığı söz konusu olduğunda da taklitler zarar verebiliyor. Lazer epilasyon da ise sahte cihazla yapılan uygulamalardan sonra bitmeyen tüyler cilt yanıkları gibi durumları maalesef beraberinde getiriyor.

Peki doğru kararı nasıl vereceğiz? Neye göre seçim yapacağız ?

Dilerseniz önce lazer sistemlerini gözden geçirelim:

Alexandrite Lazer Epilasyon ; 755 nanometro dalga boyuna sahiptir. Spesifik bir cihazdır. Koyu kıl ve açık ten de sonuç verir. İnce tüyler de çoğalma yapar. Koyu ten de ise yanıklar oluşturur.

ND-Yag Lazer Epilasyon; 1064 nanometre dalga boyu ile en derine inen sistemdir. Oldukça ağrılıdır. Erkek sırtı , genital bölge gibi spesifik bölgeler de etkilidir. Ten rengi ayırt etmez.

Diode Lazer Epilasyon ; 810 nanometre dalga boyuna sahiptir. Ten rengi ayırt etmez. Yaz-Kış yapılabilir. Acı seviyesi en düşük cihazdır. Kıllar kademeli olarak ısıtıldığı için acı ve ağrı en düşük seviyede hissedilir. Alexandrite dan daha derine inmesine rağmen teknolojisi sayesinde daha az can yakar. Yanık riski hemen hemen hiç yoktur. Tabi ehli eller de yapılırsa.

IPL Epilasyon ; Bir lazer teknolojisi değildir. Yine de değinmek istedim. Çünkü çoğu zaman Lazer Epilasyon sistemi olarak sunulur. IPL saçılarak yayılır ve çevre dokulara zarar verebilir. Teknolojisi seçici değildir. Yoğunlaştırılmış ışık sistemleridir. Başarı oranları oldukça düşüktür.

Ev Tipi Epilasyon Cihaları ; Online sitelerde oldukça fazla görüyorum ve ne yazık ki verilen ücretin karşılığında vaat edildiği gibi kalıcı bir çözüm sunmuyorlar. Hiç de uzun değiller ve ağdan da farkı olmayan bir sistemdir. Kesinlikle Lazer cihazı değiller ve kalıcı çözüm veremezler.

Gelelim Hangi Sistemin En Doğru Kombinasyon Olduğuna ;

Kombinasyon diyorum çünkü hiç bir lazer cihazı tek başına tüm cilt ve tüy yapılarına çözüm sunamaz. Ben Q Swich Lazer ile Diode+Aref teknolojisini birlikte kullanıyorum. Her ikisinin de cilt yenileme özelliğine bayılıyorum. Q Swich sayesinde en ince tüyleri rengi ayırt etmeksizin taranabiliyoruz ve kesinlikle çoğalma olmamaktadır. Aksine tekrar eden seanslar giderek azalıyor. Diode+Aref Lazer ile yine ten rengi gözetmeksizin vücut bölgesinde orta ve kalın tüyler de Epilasyon imkanı sağlayabiliyoruz. Yine Diode Lazerin , lazer ışını ile birlikte radyofrekans veriyor olması hem kıl kökünü ısıtmakta hem de cilt kalitesini arttırmakta ve bize konforlu bir epilasyon imkanı sağlamaktadır.

Her iki cihazımız da original , FDA onaylı cihazlardır. Bu da çok önemli bir konudur. Ne yazık ki ağda yapılacak tutarlara Lazer hizmeti sunduğunu söyleyen işletmeler ve bu kandırmacadan zarar gören kişiler var. Lütfen dikkatli olun çünkü sağlık her şeyden önemlidir.

Yaz Aylarında da Leke Tedavisi Mümkün

Lekeli cilt benim en çok kafa yorduğum cilt problemlerinden birisi. Doğru adımlar atıldığında ve tedavi sonrasında bilinçli bir süreç geçirildiğinde sonuç almak mümkündür. Hatta sonucu kalıcı hale getirmekte mümkündür. Genelde tedavi olmak , bir kere de kurtulmak ve sonrasında kafa yormamak istiyorsunuz. Aslında geldiğiniz durumu stabilize etmek düşündüğünüz kadar zor değil.

Gelelim lekeli ciltlerin bu dönem de neler yapması gerektiğine..

Yaz aylarının yaklaşması ile birlikte leke problemleri daha da artmaya ve göze batmaya başladı sanki. Bu aralar leke ile ilgili çok fazla talep ve soru alıyorum. Aslında henüz o kadar da dışarılara çıkmadık , tatillere ,hafta sonu gezilerine çıkmadık da. Demek ki yaz sonu çekeceğimiz var. Öncelikle şunu söylemeliyim ki artık yazın da lekeli cilde müdehale ediyoruz. Tabi her işlemi yapamıyoruz. Cildi güneşe karşı hassaslaştırmayacak bazı işlemlerle lekeyi kontrol altına almayı hedefliyoruz. Öncelikli kuralımız her zaman korunmak! Ama doğru korunmak. 30 faktörlük etkinliğini bilmediğiniz bir güneş kremini günde 1 kere kullanarak korunmuş sayılmazsınız. Bu kendinizi kandırmak olur. Güneşin lekeli ciltler da ya da lekeye eğilimli olan ciltler de etkili olan 4 farklı Işın türü vardır. UVA ve UVB bunlardan en çok duyduklarınız. ( Not: Buraya güneşin ışınlarını gösteren şema koyulacak ) Bu sebeple koruyucunuzun tam koruyuculu özellikli olması gerekmektedir. Hele ki o sırada cildiniz de bir müdehale varsa! Bilmediğiniz bir şey daha var ki o da bilgisayar , tv ve spot ışıklardır. Son yıllarda yapılan araştırmalar bize gösteriyor ki hayatımız da bulunan bu ışıkların da cilt lekelerinin oluşmasına ve var olan lekelerin derinleşmesine sebep olmaktadır. Ve artık güneş koruyucular da bu etkenler gözetilerek üretilmeye başlandı. Bize düşen de doğru ürünü tespit edip günlük hayatımızın bir parçası haline getirmek. Ben çoğu danışmanıma nemlendirici yerine güneş koruyucu öneriyorum. Çoğu koruyucunun nemlendirme , cilt tonu eşitleme ve koruma özelliği var. Bu sebeple de üst üste başka ürünleri kullanmaya da gerek kalmamaktadır. Hatta makyaja gerek olmayan cilt felsefesi ile yola çıktığımız bir çok danışanımızla bu kremlere geçtik ve fondötenleri bıraktık.

Bir diğer korunmaya yöntemi olarak özellikle hafta sonu gezilerinizde ve tatilleriniz de ne kadar iyi bir teknoloji ile üretilmiş olursa olsun koruyucuların yetmeyeceğini üzülerek söylemek zorundayım. Bu noktada şapka , özellikle göz çevresi morluğu olan kişiler de geniş çerçevesi olan bir güneş gözlüğü , şemsiye gibi gölge yaratacak faktörleri hayatınıza katmanız gerekecek. Koruma konusuna yeterince değindiysek geçelim ikinci adıma..

Müjde! Çok sık tatil yapmıyorsanız ve tatil tarihleriniz belirliyse lekeleriniz için çalışmaya devam edebiliriz. Örneğin, Diamond Shine Terapi tam bir leke düşmanıdır. Bu protokolü lekeli ciltlerde uyguluyorsak , kullandığımız temizleyiciden sürdüğümüz maskeye , enjekte edeceğimiz vitaminden kullandığımız lazerin yönetimine kadar bütün aşamalarda lekeli cilde özel çalışıyoruz. Zaten Diamond Shine nın en büyük özelliğinden birisi ciltte renk dengesi sağlamak. Leke oluşumunu engellemek , lekeye neden olan melanin pigmentini baskılamaktır. Bu neden önemli biliyor musunuz? Güneşin daha etkili olduğu yaz aylarında melanin pigmenti aktifleşir ve lekeleriniz daha görünür olmaya başlar ya da var olanlara daha görünür hale gelir. Yazın bu şekilde kontrol altına aldığımız lekeli cildin , kışın Işıl Işıl yapmak daha kolay olur.

Bir diğer yöntem de cildin kendi bariyerini güçlendirmektir. Bana sorarsanız güneş koruyucu kullanmak kadar önemli. Yıllar içerisinde dış etkenlere maruz bırakılarak DNA yapısı bozulmuş , gücünü ve dayanıklılığını yitirmiş cildi yeniden güçlendirmek ve yapılandırmak aslında yapılması gereken ilk iştir. Bu genelde de gözden kaçırılıyor. Bunun için de yapılacak en doğru işlemlerden bir tanesi deri altı dokularının ihtiyacı olan vitamin , mineral ve peptitlerle beslemektir.

Tüm bunların dışında daha agresif yöntemler için elbette ki kış aylarını bekliyoruz. Fakat yaz ayların da cildim için ne yapabilirim diyenler için bu bilgiler de burada dursun. Yazın leke tedavi olmaz diyip , ne de olsa kışın tedavi olacağım diye bol bol güneşlenip cildinize zarar vermeyin. Gelin yaz aylarında da cildinizi yeniden yapılandıralım. Sağlıklı günler dilerim 🙂